Türkiye Gezisi'nin dördüncü etabı olan İç Anadolu turu ile Ankara, Kırıkkale, Çorum, Yozgat, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve Konya şehirlerini keşfettik.
Nevşehir · UNESCO Dünya Mirası
Milyonlarca yıl önce yanardağ püskürmesiyle oluşan ve erozyonun şekillendirdiği peri bacaları, Kapadokya'yı dünyada eşi benzeri olmayan bir coğrafyaya dönüştürmüştür. Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirleri, Göreme açık hava müzesi ve gün doğumunda gökyüzünü süsleyen sıcak hava balonlarıyla büyüleyici bir deneyim yaşadık.
Konya · Manevi Merkez
13. yüzyılda Konya'da yaşayan büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin Rumi'nin türbesini barındıran bu müze, her yıl milyonlarca ziyaretçiyle dünyanın en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir. Simgesi olan yeşil kubbesi, el yazması eserleri ve derin manevi atmosferiyle ziyaretçilere huzur dolu bir deneyim sunar.
Ankara · Milli Anıt
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün son istirahatgâhı olan Anıtkabir, 1944–1953 yılları arasında inşa edilmiştir. Muhafız nöbeti değişimi töreni, 128 metre uzunluğundaki Aslan Yolu ve bünyesindeki müzesiyle her ziyaretçiye derin bir saygı ve iftihar duygusu yaşatır.
Aksaray · Doğa Harikası
Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü, özellikle yaz aylarında suyun çekilmesiyle ortaya çıkan bembeyaz tuz tabakasıyla göz alabildiğince uzanan bir beyazlık denizi görüntüsü sunar. Türkiye'nin tuz ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan bu gölde flamingoların oluşturduğu pembe tablolar da ayrı bir güzellik katmaktadır.
Ankara'dan başlayarak Kırıkkale, Çorum, Yozgat, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Aksaray ve Konya şehirlerini kapsayan 7 günlük unutulmaz yolculuk.
İç Anadolu gezimize başkent Ankara'dan başladık. Sabah önce Anıtkabir'i ziyaret ederek Atatürk'ün huzurunda saygıyla eğildik. Ardından Ankara Kalesi'nin surlara tırmandık ve şehrin panoramik manzarasını izledik. Öğleden sonra Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Hitit, Frigya ve Urartu dönemlerine ait nadide eserleri inceledik.
Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü'nün muhteşem beyazlığında yürüdük. Tuzun üzerinde ayakkabılarımızı çıkarıp o eşsiz dokuyu hissettik. Dümdüz ovada tuz kristalleri arasında gün ışığının yarattığı yansımalar inanılmaz fotoğraflar sundu.
Kapadokya'nın büyülü dünyasına daldık. Sabah erkenden sıcak hava balonuna bindik; peribacalarının üzerinden gün doğumunu seyretmek sözcüklerle anlatılamaz bir deneyimdi. Göreme Açık Hava Müzesi'nde kaya kiliselerini ve tarihi freskleri inceledik. Uçhisar Kalesi'nden vadilerin panoramik manzarasına hayran kaldık. Kaymakı Yeraltı Şehri'nde toprak altındaki labirentlerde heyecanlı bir keşif gerçekleştirdik.
Son günümüzde manevi şehir Konya'yı ziyaret ettik. Mevlana Türbesi ve Müzesi'nde büyük mutasavvıfın huzurunda saygıyla durup tarihi eserlerini inceledik. Ardından Selçuklu döneminin şaheseri Alaeddin Camii'nde namaz kıldık. Günü Karatay Müzesi'nin çini koleksiyonunda noktaladık.