Türkiye Gezisi'nin beşinci etabı olan Akdeniz Bölgesi turu ile Antalya, Karaman, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Niğde şehirlerini keşfettik.
Antalya · Antik Yapı
MS 2. yüzyılda inşa edilen Aspendos, dünyanın en iyi korunmuş Roma tiyatrolarından biridir. 15.000 kişilik kapasitesiyle bugün hâlâ canlı opera ve festival mekânı olarak kullanılan bu yapı, akustiği ve kusursuz mimarisiyle antik mühendisliğin şaşırtıcı bir kanıtıdır.
Antalya · Doğa Harikası
Antalya'nın simgelerinden olan Düden Şelalesi, Toros Dağları'ndan inen suların doğrudan Akdeniz'e döküldüğü eşsiz bir noktada yer almaktadır. Şelale altında teknelerle yapılan geziler ve kayalıklardan fışkıran su perdesiyle doğanın gücünü yakından hissettik.
Hatay · Kültür Hazinesi
Dünyanın en zengin mozaik koleksiyonuna ev sahipliği yapan Hatay Arkeoloji Müzesi, Roma ve Bizans dönemlerine ait binlerce parçadan oluşan müstesna bir hazinedir. "Okyanusun Efendisi", "Afiyet" ve "Gypsy Girl" gibi ünlü mozaikleriyle arkeoloji dünyasının en prestijli koleksiyonlarından birine sahiptir.
Mersin · Tarihi Kale
Mersin'in Erdemli ilçesi açıklarında, denizin ortasındaki küçük bir ada üzerine kurulu Kızkalesi, efsanevi anlatısıyla da ünlüdür. Bizans döneminden kalma bu deniz kalesi, karşısındaki kara kalesiyle birlikte oluşturduğu silüetiyle Akdeniz'in en etkileyici tarihi manzaralarından birini sunar.
Antalya'dan başlayarak Karaman, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Niğde şehirlerini kapsayan 7 günlük unutulmaz yolculuk.
Akdeniz gezimize güneşin şehri Antalya'dan başladık. Kaleiçi'nin dar taş sokaklarında Osmanlı ve Roma döneminden kalma yapıları keşfettik. Hadrian Kapısı'ndan geçerek 2000 yıllık tarihe dokunduk. Öğleden sonra Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü muhteşem noktada vakit geçirdik.
Dünyanın en iyi korunmuş antik tiyatrolarından biri olan Aspendos Antik Tiyatrosu'nda sahne önünde durduk; akustiğin mükemmelliğini bizzat test ettik. Ardından Perge Antik Kenti'nin sütunlu caddeleri, nymheumu ve agorası boyunca yürüyerek Roma döneminin ihtişamını hissettik.
Alanya'nın deniz ve tarih dolu atmosferinde sabahladık. Alanya Kalesi'ne tırmandık; 13. yüzyıldan kalma burçlarda Akdeniz'in sonsuz mavisini seyrettik. Sahilde yürüyerek Selçuklu döneminin sembolü Kızılkule'yi yakından gördük. Öğleden sonra Damlataş Mağarası'nın sarkıt ve dikitlerinde doğanın sabrına hayrandık.
Mersin'de Kilikya kıyılarının efsanevi atmosferini yaşadık. Denizin ortasındaki Kız Kalesi'ni kayıkla ziyaret ettik; efsanevi prenses hikayesini o suların içinde daha iyi anladık. Ardından Silifke Kalesi'ne çıkarak antik kentin harabelerini ve Göksu vadisini gözlemledik.
Son durağımız medeniyetler şehri Hatay'dı. Hatay Arkeoloji Müzesi'nde dünyanın en büyük mozaik koleksiyonlarından birini hayretle izledik. Tarihi St. Pierre Kilisesi'nde Hz. İsa'nın havarileriyle buluştuğu mağarada manevi bir an yaşadık. Akşam Antakya'nın meşhur künefesi ve hummusunu yiyerek bu unutulmaz geziye veda ettik.