Türkiye Gezisi'nin üçüncü etabı olan Ege Bölgesi turu ile Kütahya, Uşak, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Isparta, Afyonkarahisar, Burdur ve Denizli şehirlerini keşfettik.
Aydın · UNESCO Dünya Mirası
MÖ 10. yüzyılda kurulan ve antik dünyanın en büyük liman şehirlerinden biri olan Efes, günümüze ulaşan en iyi korunmuş Roma kentlerinden biridir. İki katlı Celsus Kütüphanesi, 24.000 kişilik büyük tiyatrosu ve grandioz sütunlu caddesiyle ziyaretçiyi tarihin derinliklerine çeker.
Denizli · UNESCO Dünya Mirası
Binlerce yıl boyunca kalsiyum bikarbonat açısından zengin termal suların oluşturduğu beyaz kireç taşı terasları ile Pamukkale, hem doğa harikası hem de UNESCO Dünya Mirası'dır. Antik Hierapolis harabeleriyle iç içe geçen bu eşsiz coğrafyada sıcak termal havuzlarda yüzme deneyimi yaşadık.
Burdur · Doğa Harikası
Turkuaz rengi suları ve bembeyaz kıyılarıyla "Türkiye'nin Maldivleri" olarak anılan Salda Gölü, dünyanın en temiz göllerinden biridir. NASA, Mars'taki Jezero Krateri ile benzerliği nedeniyle bu gölü araştırma sahası olarak belirlemiş; böylece Salda dünyaca ünlü bir bilimsel ilgi odağına dönüşmüştür.
İzmir · Tarihi Simge
1901 yılında Sultan II. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yıl dönümü şerefine yaptırılan Saat Kulesi, İzmir'in en tanınan simgelerinden biridir. Konak Meydanı'nın tam merkezinde yükselen bu Osmanlı eseri, şehrin kalbinde yaşayan tarihin canlı tanığı olarak bugün de ayakta durmaktadır.
Kütahya'dan başlayarak Uşak, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Isparta, Afyonkarahisar, Burdur ve Denizli şehirlerini kapsayan 7 günlük unutulmaz yolculuk.
Ege bölgesi gezimize İzmir'den başladık. Kemeraltı Çarşısı'nın koridorlarında geleneksel dükkanları gezerek şehrin ruhunu hissettik. Konak Meydanı'nda sembolik saatin önünde fotoğraflar çektik. Öğleden sonra deniz kenarındaki Kordon'da yürüyüp yöresel boyoz ve midyeye doyasıya tattık.
Dünyanın en iyi korunmuş antik kentlerinden biri olan Efes Antik Kenti'ni adım adım gezdik. Celsus Kütüphanesi, Büyük Tiyatro ve Mermertaş Yolu'nda tarihin soluk sesini duyduk. Ardından Meryem Ana Evi'ni ziyaret ederek manevi bir atmosferde dualarımızı ettik.
Doğanın bu eşsiz harikasında bembeyaz Pamukkale Travertenleri'nde yürüdük; termal havuzlarda ayaklarımızı soğuttuk. Ardından tepedeki Hierapolis Antik Kenti'nin nekropolü, nymheaumu ve kaplıca yapılarını inceleyerek iki medeniyetin izini birlikte sürdük.
"Türkiye'nin Maldivleri" olarak bilinen Salda Gölü'nün turkuaz renkli sularında yüzdük. Beyaz kumlu kıyıları ve berrak suları herkesi büyüledi. Geri dönüşte Burdur Müzesi'nde bölgenin antik çağlara ait bulgularını inceledik.
Ege'nin incisi Bodrum'da güne yavaş başladık. Bodrum Kalesi'nin içindeki Sualtı Arkeoloji Müzesi'ni ziyaret ederek deniz altından çıkarılan tarihi eserleri inceledik. Öğleden sonra rüzgârlı sahilde yürüdük ve Antik Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri olan Halikarnas Mozolesi kalıntılarında günü tamamladık.