Türkiye Gezisi'nin yedinci etabı olan Güneydoğu Anadolu turu ile Adıyaman, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Mardin, Gaziantep ve Kilis şehirlerini keşfettik ve bölgenin zengin tarihini, kültürünü deneyimledik.
Adıyaman · UNESCO Dünya Mirası
MÖ 1. yüzyılda Kommagene Kralı I. Antiokhos tarafından 2.150 metre yüksekliğinde inşa ettirilen tümülüs ve dev taş heykeller, tarihin en sıra dışı eserlerinden biridir. Gün doğumunda Adıyaman ovasına uzanan altın ışıkla birlikte heykellerin oluşturduğu panorama, nefes kesen bir deneyim sunar.
Şanlıurfa · UNESCO Dünya Mirası
MÖ 9600–8200 yıllarına tarihlenen Göbeklitepe, insanlığın bilinen en eski tapınak kompleksidir. T şeklindeki dev sütunları ve hayvan kabartmalarıyla tarih öncesi topluluklara dair tüm bildiklerimizi yeniden yazan bu alan, 2018'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır.
Mardin · Mimari Miras
Mezopotamya ovasına hâkim bir tepe üzerine kurulu Mardin, sarı kesme taştan örülmüş, birbirine sokulmuş konak ve evleriyle adeta taşa işlenmiş bir tarihi yansıtmaktadır. Süryani, Arap ve Kürt mimarisinin iç içe geçtiği dar sokaklarda, birden fazla medeniyetin izlerini aynı anda takip etmek mümkündür.
Gaziantep · Kültür Hazinesi
Dünyanın en büyük mozaik müzesi unvanını taşıyan Zeugma, Roma dönemine ait binlerce parçadan oluşan olağanüstü bir koleksiyona ev sahipliği yapar. "Çingene Kızı" mozaiği başta olmak üzere sergilenen eserler, antik Zeugma şehrinin sanatsal zenginliğini günümüze taşımaktadır.
Adıyaman'dan başlayarak Diyarbakır, Batman, Mardin, Şanlıurfa, Gaziantep ve Kilis şehirlerini kapsayan 7 günlük unutulmaz yolculuk.
Güneydoğu Anadolu gezimiz Adıyaman'la başladı. Gezinin en heyecan verici durağı için erken uyandık ve dağa tırmandık: Nemrut Dağı'nın zirvesinde gün doğumunu dev taş başlar eşliğinde izledik. Kommagene Krallığı'nın ihtişamını hissettik. Dönüşte Karakuş Tümülüsü'nü ve antik Cendere Köprüsü'nü ziyaret ettik.
Peygamberler şehri Şanlıurfa'da tarihin en derin katmanlarına indik. Göbeklitepe'de insanlık tarihinin bilinen en eski tapınak kompleksini gördük; 12.000 yıl önce inşa edilen bu dev taş halkaların yanında derin bir hayranlık yaşadık. Ardından şehre dönerek Balıklı Göl'de Hz. İbrahim'in mucizesini hissettik.
UNESCO Dünya Mirası listesindeki Diyarbakır Surları'nın üzerinde yürüdük; bazalt taştan örülmüş bu devasa surlar tarihin gücünü hissettirdi. Ulu Cami'nin avlusunda dinlendik; Anadolu'nun en eski camilerinden birinde huzur bulduk. Ardından yüzyıllardır sürüp gelen bağ ve bahçe kültürünü yansıtan Hevsel Bahçeleri'nde yürüyüş yaptık.
Mezopotamya ovasına bakan Mardin'in taş sokaklarında kaybolmak istedik. Tarihi Çarşı'da el işi gümüş takılar ve Mardin sabunları inceledik. Süryanice ayinin yankılandığı Deyrulzafaran Manastırı'nı ziyaret ettik; Hristiyanlığın kadim izlerini hissettik. Kasımiye Medresesi'nin avlusunda tarih içinde soluk aldık.
Batman üzerinden tarihi Hasankeyf'e ulaştık. Yaklaşık 12.000 yıllık tarihe sahip bu kadim şehirde kaya içine oyulmuş mağara evleri, Zeynel Bey Türbesi ve sur kalıntılarını gezdik. Dicle Nehri kıyısında günün son ışıklarında yürüyerek bu antik şehrin büyüsüne kapıldık.
Son günümüzde Gaziantep'in zengin mirasıyla buluştuk. Zeugma Mozaik Müzesi'nde antik Roma döneminin inanılmaz mozaiklerini hayretle izledik; "Çingene Kızı" başta olmak üzere pek çok efsanevi eseri yakından gördük. Ardından Gaziantep Kalesi'ni ziyaret ettik. Kilis'te ise tarihi Kilis Kalesi'ni ve dar taş sokaklarını gezdik. Akşam meşhur Antep baklavasıyla bu güzide yolculuğumuzu noktaladık.